Dub — Lee Perry
Dub — Lee Perry Related: Detournement | DJ Seti Bir Derive Olarak | Hauntology | Rave Culture | Post-Punk | No Wave | Tactical Media | Recuperation Olarak Estetik --- Dub Nedir 1960'ların sonu Jamaika.
Dub — Lee Perry
Related: Detournement | DJ Seti Bir Derive Olarak | Hauntology | Rave Culture | Post-Punk | No Wave | Tactical Media | Recuperation Olarak Estetik
Dub Nedir
1960'ların sonu Jamaika. King Tubby ve Lee "Scratch" Perry stüdyoda bir şey keşfetti: kayıtlı müziği ham malzeme olarak kullanmak. Vokal kanalını aç-kapat, bas frekansını vurgula, eko ve reverb ile zaman katmanları yarat, bir parçanın "soyulmuş" versiyonunu üret.
Bu sadece remix değil — ontolojik olarak farklı bir şey. Orijinal kayıt artık son ürün değil, bir hammadde. Stüdyo bir enstrüman. Kayıt süreci kendisi kompozisyon.
Ses Détournement'ı
SI'nın detournement kavramını hatırla: mevcut kültürel malzemeyi alıp dönüştürmek, içeriğini boşaltıp yeni anlam yüklemek. Dub bunu sesle yapıyor.
Farkları da var: détournement ideolojik bir geri alım iddiası taşıyor — reklam imgesini devirmek, spectacle'a karşı dönmek. Dub'da bu siyasi iddia yoktu, en azından başta. Ama yapısal olarak aynı hareket: tüketim objesi olarak sunulan bir şeyi (ticari kayıt) hammadde olarak kullanmak, üretim aracını ele geçirmek.
Kopya ve Orijinal Meselesi
Benjamin'in meşhur sorusunu hatırlatıyor: teknik reproductibility çağında orijinalin "aura"sı ne olur? Dub bu soruyu tersine çeviriyor — orijinal zaten kayıt, yani zaten bir kopya. Dub kopyanın kopyası. Ve bu kopyalama sürecinde yaratıcılık açığa çıkıyor, kaybetmiyor.
Bu da Hito Steyerl — Poor Image ile konuşuyor: düşük kaliteli, çok kopyalanmış, dolaşıma girmiş imge/ses değer kaybetmiyor, farklı bir değer kazanıyor.
Lee Perry Özelinde
Perry sadece dub'ın mimarı değil — kendisi de bir situationist gibi davranıyordu. Upsetter Records stüdyosunu Black Ark adını verdiği bir yapıya taşıdı, duvarları semboller ve yazılarla kapladı, kayıt süreçlerine büyüsel ritüeller kattı, sonunda stüdyoyu kendisi yaktı.
Bu bir sanatçı çöküşü olarak değil, bir situated act olarak okunabilir: yapıyı imha etmek, bir sonraki şeyin başlaması için. TAZ mantığı — yap, var ol, dağıl.
Zincir: Dub → Post-Punk → Rave → Günümüz
Dub'ın teknik keşifleri İngiltere'ye taşındı. Post-punk grupları (Public Image Ltd, The Pop Group, Gang of Four) bass-ağırlıklı, ritim-odaklı, "çıkarma yoluyla yoğunlaşma" anlayışını aldı. Buradan elektronik müziğe, acid house'a, techno'ya giden çizgi var.
Vault'unda Post-Punk, Rave Culture, No Wave notları var — dub bu notların hepsinin bir önceki halkası.
Kaynaklar
- Veal, Michael E. Dub: Soundscapes and Shattered Songs in Jamaican Reggae. Wesleyan UP, 2007.
- Bradley, Lloyd. Bass Culture: When Reggae Was King. Viking, 2000.