concept aestheticscritical-theory

The Weird and the Eerie

· draft

Temel Argüman Fisher'ın üçüncü ve son tamamlanmış kitabı.

Etiketler
#fisher#weird-eerie#hauntology#absence#design-reference#essay-source

Temel Argüman

Fisher'ın üçüncü ve son tamamlanmış kitabı. Öncekilerden daha az "siyasi" görünür — ama tam da bu yüzden daha derine iner: Fisher burada neden bazı kültürel nesneler bizi hayatın normalin altındaki veya üstündeki katmanlarına taşır? sorusunu soruyor.

İki kavram:

Weird (tuhaf / tekinsiz-garip): orada olmaması gereken bir şeyin varlığı. Yanlış bir şey var, ama ne olduğu belli değil. Varlığın aşırılığı: fazla şey, fazla anlam, fazla gerçeklik. HP Lovecraft'ın kozmik dehşeti — insanlığın anlam yapılarının dışında bir gerçeklik.

Eerie (ürkütücü / sisli-boş): olması gereken bir şeyin yokluğu. Terk edilmiş fabrika, ıssız kıyı, boş sahne. Bir iz var ama sahibi yok. Bir ses geliyor ama kaynak yok. Yokluğun fazlalığı: bir şey olmalıydı ama değil.


Weird ve Eerie: İki Temel Duygu

Fisher her iki duyguyu kültürel nesneler üzerinden kataloglar — ama bunlar soyut kategoriler değil, ontolojik koşulların affektif izleri:

Weird: Dünyanın normallik varsayımlarımızı ihlal ettiği an. Lovecraft: kozmos bilinçten önce gelir, sonra da gidecek; insanlık küçük, geçici, önemsiz. Bu tam olarak neoliberal öznenin (kapitalist realism'in güçlü öznesi) ters yüzüdür — o özne her şeyin merkezinde kendini sanıyor, weird onun zıddı.

Eerie: Bir şeyin yokluğunun tuhaf doluluğu. Terk edilmiş endüstriyel peyzaj — fabrikalar kapandı, işçiler gitti, ama mekân hâlâ orada. Post-Fordist coğrafyanın Stimmung'u. Bu hauntology'nin mekânsal versiyonu: var olmayan şeyin izi.


Analiz Nesneleri

HP Lovecraft

Weird'in kaynağı: kozmik kayıtsızlık. Lovecraft'ta insanlığın anlam sistemi dışında, önce ve sonra var olan bir gerçeklik var. Bu "dışarısı" korkunç — ama Fisher için aynı zamanda özgürleştirici: eğer anlam sistemi keyfi ve geçiciyse, başka anlam sistemleri de mümkün.

Stanley Kubrick — The Shining

Hem weird hem eerie: Overlook Oteli çok şey barındırıyor (weird), ama Torrance ailesi kapanana kadar normalmiş gibi görünüyor. Kubrick'in sineması Fisher'ın başka analizlerinde de döner — Eyes Wide Shut'ta da benzer yapı: kapitalist realizmin yüzeyi altında weird bir katman.

Daphne du Maurier — Rebecca

Eerie'nin edebiyat örneği: varlığı süren ölü kadın. Rebecca'nın adı, Rebecca'nın evi, Rebecca'nın alışkanlıkları — yokluğunun fazlalığı bütün romanı dolduruyor.

Alan Garner

İngiliz fantastik edebiyatının az bilinen devlerinden. Garner'ın eserlerinde coğrafya eerie bir zaman derinliği taşır: Alderley Edge, Garner'ın tüm romanlarının mekânıdır ve orada prehistorik katmanlar, Orta Çağ izleri, modern hayat üst üste yığılmıştır. Mekân zaman içinde katmanlı — tam Fisher'ın hauntology pratiği.

The Shout (1978, film)

Anthony Shaffer'ın filminde: bir adam çığlığıyla öldürebileceğini iddia ediyor. "Weird" olan ses — varlığı fiziksel gerçekliğin sınırlarını aşıyor.

Jonathan Miller — Whistle and I'll Come to You (1968)

Fisher'ın eerie'nin televisual örneği olarak kullandığı BBC adaptasyonu. Boş sahil, eski not, sesi olmayan şey — İngiliz "weird fiction" geleneğinin en yoğun televizyonel ifadesi.


Fisher'ın Estetiğindeki Yer

The Weird and the Eerie'yi önceki kitaplardan ayıran şey: burada Fisher siyasi teori değil, estetik ontoloji yazıyor. Soru artık "sistem nasıl işliyor?" değil, "varlık nasıl hissettiriyor?"

Bu kaymayı hauntology projesiyle birlikte okumak gerekiyor: Fisher giderek daha fazla kültürel-estetik alanda teorik araç üretiyordu — Acid Communism projesiyle bu araçları siyasete geri dönüştürecekti. The Weird and the Eerie o siyasi dönüşü için bir ara durak.